Başiskele İzmit’e yakın görünür

Harita on iki dakika diyor. Saat ona inanıyor. İnanan kişi İzmit escort çarşısından çıkıp aynı akşama Başiskele escort’yi de yazıyor. Baraj kıvrımı o on ikiyi yutar. Sis varsa yutuş büyür. Büyüyen yutuş, ikinci planı düşürür. Düşen plan, “yakındık” diye anlatılır. Yakın, çizgidir. Çizgi, viraj saymaz. Saymayan çizgi, telefonunuzdaki saati de ileri çeker. İleri çekilen saat, hâlâ İzmit’tesinizdir. Hâlâ oradayken “yoldayım” yazmak, ikinci kapıyı yemez; birinciyi uzatır.

Başiskele escort kartında “İzmit’e yakınız” bol durur. Bol durmak, aynı kapı demek değil. İzmit mahalle mahalle, otel ve cadde ayrı. Burası yeni konut, az lobi, kıvrım payı. Pay yazılmamışsa saat kayar. Kayma, haritanın suçu gibi durur. Harita yalan söylemez. Eksik söyler. Eksik, sis ve tabela. Tabela oturmamış sitede on iki dakika, kapıda biter.

Aynı akşama iki ilçe yazmak, çizgiye tapmaktır. Tapılan çizgi, asansörü koymaz. Asansör, İzmit’te ayrı işler, burada ayrı. Burada asansör filmli de olabilir. Film, dakikayı yemez sandığınız şeyi yer. Yenen şey, ikinci duraktır. İkinci durak İzmit’te kalır ya da burada. İkisi birden yetişmez. Yetişmeye çalışan, ikisinde de yarım kalır.

Kıvrım haritadaki çizgiyi yer

Sabah sis, akşam far. İkisi de on ikiyi uzatır. Uzanmasın diye payı baştan bırakın. Bırakılan pay, sıfattan kısa durur. Kısa dursun. “Yakınız” işe yaramaz. Yakın görünen, İzmit’e yaslanan taraftır belki. Kartepe escort’ye bakan taraf başka çıkış. Aynı ilçe. İki ritim. Ritmi tek saate sıkan kişi, yanlış virajda bekler. Bekleyiş, cam. Cam, haritadaki mavi çizgide yok.

Harita kıvrımı da kapıyı da tek renk boyar. Boyanan renk, baraj yolunun içini bilmez. İç, yavaşlayan kamyon, ıslak zemin, henüz çizilmemiş şerit. Şerit yokken “hemen geliyorum” yazmak, yaklaştığınız anlamına gelmez. Durduğunuz viraj, mesajdaki viraj değildir.

İzmit tarafını “beş dakika” diye ekleyen kart, sizi çift plana çeker. Çift plan, gizliliği de yer çünkü yoldayım uzar. Uzanmasın. Bir akşam bir ilçe. Başiskele ise kıvrım yazılır. Yazılmamış yakınlık, İzmit varsayımıdır. Varsayım, cadde dilini buraya taşır. Taşınan dil, olmayan lobiye indirir. İnen kişi, on iki dakikayı arar. Aranan dakika, sisin içinde yoktur.

Öğleden sonra İzmit cadde başka dolar, akşam baraj kıvrımı başka yavaşlar. İkisini aynı saate kilitleyen kişi, haritadaki on ikiye tapar. Tapılan sayı, ikinci asansörü koymaz. Koymayan sayı, “geç kaldım”ı iki kapıya birden dağıtır. Dağıtmayın.

İki ilçeyi tek akşama yazmayın

Cuma bunu büyütür. İzmit’te cadde kalabalık, burada sokak boş. İki kalabalık değil. Bir kalabalık, bir boşluk. Boşluk, hızlı varış sanılır. Sanılmaz. Boş sokak, kıvrımı silmez. Silinmeyen kıvrım, İzmit’ten kalan saati yer. Yenen saat, ikinci kapıda “geç kaldım” olur. Geç kalmak, bahane de olabilir. Bahane, semt net değilse daha kolay uydurulur. Net semt, tek ilçedir.

Tek ilçe, kaçırmak değil. Seçmektir. Seçilmeyen ikinci durak, ertesi güne kalır. Kalan durak, haritayı yalanlamaz. Harita hâlâ on iki der. Siz, on ikiye inanmamayı öğrenirsiniz. Öğrenmek, slogan değil. Viraj saymak. Sayı, kartta durmuyorsa sizin işiniz. İş, elit kelimesinden kısa. Kısa kalsın.

Karşılaştırma yazısı abartı diye okunur bazen. Abartı değil. Sisli bir akşam, iki pin, bir çizgi. Çizgi, ikisini de yemez. Yemeyen çizgiyi zorlamayın. Zorlanan akşam, hem İzmit’i hem burayı bozar. Bozulan iki yer, “Kocaeli yakın” cümlesine yüklenir. Yakınlık, kuyruğu da kıvrımı da yemez. Yemez diye kilitlemeyin. Kilitsiz plan, tek bant. Bant burada, İzmit’te değil. Değilse o akşam İzmit kalsın. Kalan ilçe, kayıp değil. On iki dakikanın yalanı, iki kapıyı birden vermez. Vermeyen yalanı baştan kesin. Kesmek, haritayı kapatmak değil. İkinci saati yazmamaktır. Yazılmayan ikinci saat, camda görünmez. Görünmeyen yeter. Bu kadar.