Kandıra ile Gebze’yi aynı akşama sığdırmak

Takvimde tek kutu. İçine iki ilçe yazılmış. Kandıra escort. Gebze escort. Şaka gibi durur. Gülen yok. Plan öyle kurulmuştur: önce biri, sonra öbürü, ara pay yok. Harita iki noktayı yan yana koyar. Yan yana koymak, aynı akşama sığdırmak değildir. Sığmayan şey kilometre değil. Tempo.

Takvimi sesli okuyunca da şaka durur. “Bu akşam ikisi.” Cümle gülünç. Gülünç cümle, TEM’de ve virajda ciddiye alınır. Alınan ciddiyet, ikinci kutuyu yolda bırakır. Bırakılan kutu, sonra “yetişirdik” diye anlatılır. Yetişilmez. Yetişilmeyen, takvimin suçu gibi durur. Suç, iki ilçeyi tek geceye yazmaktır.

Gebze, gişe ve vardiya. Dar pencere. Kandıra, uzun yol ve seyrek saat. İkisini bir akşama yazmak, birini yolda yemektir. Yenen çoğu kez ikincisidir. İkinci, “yetişir” diye kalır. Yetişmez. Yetişmeyen, sonra “ikisi de boştu” diye anlatılır. Boş değildi. Takvim şaka yapmıştı; siz ciddiye almıştınız.

İki kutu, bir gece

Öğle Gebze, gece Kandıra. Kâğıtta düzgün durur. Düzgün duran kâğıt, TEM’i ve virajı yazmaz. Yazılmayan pay, ikinci durakta hikâye uzatır. Hikâye, iki ilçeyi birden ifşa eder. İfşa, şakanın pahalı yanıdır. Pahalı, ücret değil. Saat ve bakış.

Tersi de kurulur: önce kasaba, dönüşte Gebze. Dönüş, İzmit escort’e varınca bitmiş sanılır. Bitmez. Gişe kalır. Kalan gişe, dar pencereyi yer. Yenen pencere, “müsaitim”i dünün yaprağı yapar. Yaprağı aynı akşama yapıştırmayın.

Sıfat, bu şakayı düzeltmez. Parlak kelime OSB’yi yavaşlatmaz, kasaba yolunu da kısaltmaz. Kısaltıyormuş gibi duran kart, iki ritmi tek cümleye sıkıştırır. Sıkışan ritim, sizin dakikanızdır. Dakika yoksa plan yok. Plan yoksa yola çıkmayın. Çıkış, ikinci ilçeyi doğurmaz. Doğuran şey, inat. İnat, yolda erir.

İzmit ara durak sanılır ara sıra. Ara durak, üçüncü kapıdır. Üçüncü kapı, izi çoğaltır. Çoğaltmayın. Bir akşam bir ilçe. İlçe Gebze ise pencere yazılır. İlçe Kandıra ise yol payı yazılır. İkisi birden yazılmadan önce dakikaya bakın. Dakika gülünç duruyorsa takvim zaten gülüyordur.

Tempo ayrı kalır

Gebze kısa net ister. Kasaba, teyidi yolda bekletmez; teyidi yoldan önce ister. Yoldan önce istenen teyit, ikinci ilçeye yer bırakmaz. Bırakıyormuş gibi duran kişi, haritadaki kısa çizgiye inanır. Çizgi, vardiya göstermez. Vardiya göstermeyen çizgi, şakanın kendisidir.

Gebze öğle arası üçüncü dar dilimdir. Kandıra öğle arası, yolda olmaktır. İkisini aynı öğleye yazmak, şakanın öğlen versiyonudur. Akşam versiyonu daha sık kurulur: iş çıkışı gişe, sonra kasaba. Gişe uzar. Uzanınca kasaba penceresi kapanır. Kapanan pencereye “ikinci durak” denir. İkinci durak, takvimdeki ikinci kutudur. Kutu, yol dinlemez.

Mesajda “ikisini de ayarlarız” yazılır. Yazılan ayar, iki ritmi tek iradeye bağlar. İrade, TEM’i yemez. Yemez diye birini silin. Silinen, çoğu kez kasabadır çünkü yol uzun durur. Uzun duran, şakaya daha çok yakışır. Yakışmasın. Kasabayı yedek plan yapmayın. Yedek, ikinci kutudur. İkinci kutu, ilk kutunun artığıdır. Artık, plan değildir.

Aynı kartta iki ilçe adı duruyorsa eleyin. İki ad, doldurmadır. Doldurma, takviminize şaka yapmanıza yardım eder. Yardım etmesin. Tek ilçe. Tek pencere. Pencere dar ve yol uzunsa o akşam tek yer yeter. Yeter demek, öbürünü yok saymak değil. Öbürünü yarına bırakmaktır. Yarın, şaka olmaktan çıkar.

Kartepe escort’yi üçüncü kutu yapmayın. Uzak diye torba, üç yanlış pay doğurur. Üç pay, tek geceye sığmaz. Sığmıyor diye “hepsi yakın” yazan satır, İstanbul kalıbıdır. Kalıp, Kocaeli’nin iki ucunu aynı masaya koyar. Masa gülünç durur. Duruşa bakın. Bakınca plan incelir. İnce plan, tek kutu. Tek kutu, ciddiyetin kaldığı yerdir. Ciddiyet, güldürmez. Gülünç olan, iki kasabayı bir akşama sığdırma hevesidir. Heves bitince geriye bir yol kalır. Birini seçin. Seçmeyen, ikisinde de geç kalır. Geç kalmak, şakanın punchline’ıdır. Punchline istemezsiniz. İstemiyorsanız takvimi tek ilçeye indirin. İndirmek, kayıp değil. Mesafeyi, mizah sanmamaktır.