Karton kutular holde üst üste. Birinin ağzı açık, strafor parçası düşmüş. Yazın taşınmışlar. Asansör o gün doluydu, otoparkta kamyonet kuyruğu vardı. Kışın aynı hol boş. Boş hol, ilanın hâlâ “yeni yerleşim, hareketli” yazmasını engellemez. Yazı, kutulardan kalmıştır. Kutu kurumuş. Kart duruyor.
Başiskele escort vitrininde sezon, denizle değil taşınmayla gelir. Yaz ve erken sonbahar, yeni konuta giriş. Giriş kalabalık, güvenlik meşgul, komşu kutu taşır. Kış, sokak iner. İnen sokak, yok talep demek değil. Başka ritim. Ritmi yaz ilanıyla kışa yapıştıran kart, sizi boş otoparka indirir. Boş otopark, yazın kamyonetli hale benzemez. Benzetmek, saati kaydırmaktır.
Kapıya henüz isimlik takılmamış daire de olur o mevsim. İsimlik yok, kutu var. Kışın kutu inmiş, isimlik takılmış, sokak inmiş. İnen sokak, ilanın hâlâ kamyonet dilinde durmasını garip kılar. Garip duran dil, sezonu silmiştir.
Taşınma gürültüsü, düşük profili zorlar. Zorlamak, yazın daha çok iz demektir. İz, kutu ve asansör. Asansörde yabancı yüz normaldir o mevsim. Normal, kışın tersine döner. Kışın yabancı yüz, camdan soru olur. Soru, yaz kartının kışa kalmış olmasından doğar. Doğan soru, semtin suçu değil. Sezonu silen satırın suçu.
Yaz taşınması kış sokağını doldurmaz
Yazın “hemen bulunur” hissi buraya yapışır. His, kamyonet kuyruğundan gelir. Kuyruk, kışın yoktur. Yok kuyruk, yok pencere demek değil. Pencere daralır. Dar pencere, net saat ister. Net saat yoksa yazdan kalma etikettir. Etiket, kutuları görmez. Gören, holde straforu fark eden kişidir. Fark, güncel kart değildir. Artık, mevsimdir.
Mevsim yazılmamış değerlendirme de aynı. “Kalabalıktı, asansör yavaş” — yaz taşınması. Kışın asansör boş, hol soğuk. Aynı site. İki ritim. Ritmi tek övgüye sıkan yorum, tarihi yutmuştur. Yutulan tarih, sizi kışın yaz kalabalığına inandırır. İnandığınız yerde bekleyiş uzar. Uzanmasın diye karta bakın: taşınma dili duruyor mu. Duruyorsa ve dışarıda buz varsa uyumsuzluk oradadır.
Baraj kıvrımı kışın ayrı işler. Islak zemin, erken karanlık, sis. Yazın aynı kıvrım daha rahat durur. Rahat durmak, ilanın kışın da aynı saati vaat etmesine yetmez. Vaat bu sayfada yok zaten. Saat, aynı gün konuşulur. Konuşulmayan saat, yazın kamyonetine yaslanmış bir cümledir. Cümle, kış farını kısaltmaz.
Bu rehber yazı kışa çevirmez. Çevirmek, uydurmaktır. Uydurma kalabalık, kış sokağında tek araçtır. Tek araç, cam. Cam, taşınma mevsiminin gürültüsünü arar. Aranan gürültü yoktur. Yok gürültü, sizi gizlemez. Gizleyen, kışın da az görünmektir. Az görünmek, yazın asansör kalabalığına sığınmamaktır. Sığınak kışın kalkmıştır.
Asansör bandında yazın yapışkan izi kalır bazen, kışın da durur. Durması, kamyonetin hâlâ aşağıda olduğu anlamına gelmez. Anlam, aynı gün sorulandır. Sorulmayan kart, bandı hareket sanır. Sanılan hareket, strafor artığıdır.
Yazın otoparkta kamyonet tampona tampon durur. Kışın aynı yerde üç araba, aralarında rüzgâr. Rüzgâr, ilanın “hareketli yerleşim”ini taşımaz. Taşımayan satır, kutu dilidir. Kutu dili kışa kalmasın.
İlan yazdan kalmış olabilir
“Yeni açılan” ile “yeni konut sezonu” karışır. Karışan iki yeni, kartı şişirir. Şişen kart, kışın da yaz gibi durur. Durmak, taze olduğu anlamına gelmez. Taze olan, bugünün penceresi. Pencere yoksa kutu dilini eleyin. Elenen dil, kayıp değil. Mevsimi kabul etmektir.
Kabul, kısa cümle. Bant, saat, kapı. Taşınma övgüsü dördüncü olur, çoğu kez gereksiz. Gereksiz övgü, holde kutu aratır. Kutu yoktur. Yok kutu, ölü kart olabilir. Olmayabilir de: kışın gerçekten sakin konut. Ayıran, tarih. Tarih yoksa içine sinecek bir şey de yoktur. Yok şeyle yola çıkmayın.
Yazın taşınan daire kışın da durur, doğru. Duran daire, duran ilan değildir. İlan, pencere kapanınca da vitrinde kalır. Kalan vitrin, sizi yaz ritmine çeker. Çekilen kişi, kış holünde bekler. Bekleyen, strafor arar. Strafor yoktur. Yok artık, mevsimin dürüst yanıdır. Dürüst yan, etikette durmuyorsa siz durun. Durmak, geçmektir. Geçmek, kış sokağını yaz sanmamaktır. Sanmayan kişi az bekler. Beklemeyen plan, kutuları geride bırakır. Bırakılan kutu, yazın işi. Kışın işi, boş holü boş sanmamaktır. Boş hol, yok insan demek değil. Az insan, çok cam. Cam, yazdan kalma gürültüyü aramasın. Aramasın diye satırı mevsimle okuyun. Okunmayan mevsim, kayan saattir. Kayan saat, sonra “kışın burası ölü”ye döner. Ölü değil. Yaz kartı kışa yapışmış. Yapışanı eleyin. O kadar.