Kandıra rehberi: uzun yol, kısa pencere

Gidişi herkes yazar. Dönüş, İzmit escort tabelası görününce hatırlanır. Unutulan pay, pencereden uzundur. Uzun olan yol, kısa olan teyit dilimidir. Dilim kapanınca siz hâlâ virajdasınızdır. Viraj, karttaki saati geri almaz. Geri alınmayan saat, “yetişirim”i yolda bırakır. Bırakılan cümle, dönüşte daha ağır durur çünkü gidiş bitmiştir, dönüş başlar. Başlayan dönüş, unutulmuş paydır.

Bu rehber kasabayı doldurmaz. Doldurmak, uydurma penceredir. Uydurma pencere, yolda yalan olur. Yalanı semte yüklemeyin. Semt duruyor. Yol da duruyor. Duran yol, kısa teyidi taşımaz. Taşımayan yol, yola çıkmadan konuşulandır. Konuşulmayan kartı İzmit’ten sürmeyin.

Unutulan dönüş

Harita gidişi gösterir. Dönüşü ayrı satır istemez sanılır. Sanılmaz. Aynı kilometre, aynı viraj, aynı karanlık. Karanlık, gidişte “heves” diye okunur. Dönüşte yorgunluk. Yorgunluk, “biraz daha kalırım” doğurur. Doğan uzama, teyitsizse gizlilik incelir. İncelen gizlilik, kasaba sokağında durur. Durmasın diye dönüş saatini de yazın. Yazılmayan dönüş, yarım yoldur.

Pencere, dönüş payını yemez. Yemez diye payı sıfırlamayın. Sıfırlanan pay, kapıda üşütür. Üşüyen kişi, kartı suçlar. Kart, sizin dönüşünüzü bilmek zorunda değil. Siz, gidiş kadar dönüşü de bilmek zorundasınız. Bilen kişi, dar dilimi yola sığdırmaya kalkmaz. Kalkmayan, evde kalır belki. Kalmak, kayıp değil. Kayıp, kısa pencereye uzun yol tıkmaktır.

Kartepe escort ile torba yapmayın. Biri yayla, öbürü sahil kasabası. İkisini “uzak” diye yazmak, iki dönüşü de siler. Silinen dönüş, gece varıştır. Gece varış, kapı tipi yoksa daha çok varsayım ister. Varsayım, dönüşü yer. Yenen dönüş, rehberin işi değildir. İş, payı baştan koymaktır.

Teyit, yoldan kısa durur

Aynı gün konuşulmayan satır, yola çıkış değildir. Çıkış, teyitten sonra. Sonra yoksa çıkış yok. Yoksa “müsaitim” yetmez. Müsaitim, Gebze escort’de bile dar kalır. Kasabada daha dar durur çünkü varış, konuşmanın bitiminden çok sonra gelir. Çok sonra gelen varış, kapanmış bir dilime denk düşer. Denk düşen kişi, boş kapıda bekler. Bekleyiş, siluet. Siluet, başka yazının konusu; burada mesele süre. Süre, sıfat dinlemez.

Yakınız işe yaramaz. Yakın görünen, İzmit içi turdur. Tur, gizliliği de yer çünkü yoldayım uzar. Uzanmasın diye payı baştan yazın. Yazılan pay, parlak kelimeden kısa durur. Kısa dursun. Saat verin. Kapı tipi verin. Dilim verin. Dilim, gidiş artı dönüşten kısa kalıyorsa o akşam uymuyordur. Uymayan akşamı zorlamayın. Zorlamak, kasabayı İzmit sanmaktır. Sanmayın. İzmit’e bakıyor olabilirsiniz. Bakmak ayıp değil.

Seyrek vitrin, dar pencereyi “tek şans” yapar. Tek şans, yola çıkmadan para ve acele ister ara sıra. İstemesin. Bu sayfada o vaat yok. Vaat etmeyen yer, süreyi açık yazar. Açık yazmayan kartı sürmeyin. Sürmemek, kaçırmak değil. Kaçan şey çoğu kez, sizin varışınızdan önce kapanacak bir dilimdir. Dilimi yolda kovalamayın. Kovalanan dilim, dönüşte de kapanır. Kapanan iki uç, boş yoldur. Boş yol, yakıt ve sinir. Siniri vitrine yüklemeyin. Vitrin, sizin dönüşünüzü bilmez. Siz, kısa pencereyi uzun yola sığdırmayın.

Konuşma İzmit’te biter. Yol, bitmiş konuşmayı taşımaz. Taşımayan yol, varışta ikinci bir teyit ister. İstenen teyit, kısa pencerede yok olmuş olabilir. Yok olan dilim, “hâlâ müsait” diye uzatılır. Uzatma, karşı tarafın işi değildir her zaman. Sizin payınızı yazmamanızdır. Yazılmayan pay, dilimi yer. Yenen dilim, dönüşte de yoktur. Yok dilim, boş kapı. Boş kapı, rehberin uyardığı yerdir.

Gidiş bir saat görünür, dönüş bir saat daha. İki saat, yirmi dakikalık bir pencereye sığmaz. Sığmıyor diye pencereyi büyütmeye kalkmayın. Büyüten taraf siz değilsiniz. Siz, sığmayan akşamı seçmemektir. Seçmemek, kasabayı küçültmez. Kısa dilimi, uzun yola zorlamamaktır.

Aynı gün teyit, yola çıkmadan. Çıktıktan sonra gelen “olmaz”, sizi virajda bırakır. Bırakılan viraj, dönüşü de ister. İsteyen dönüş, unutulmuş paydır. Payı baştan koyun. Koymayan plan, gidişi tek iş sanır. İş iki uçludur. İki uç, tek satırda durur: gidiş, varış, dönüş. Üçü yazılmamışsa rehber yarım kalır. Yarım rehber, sizi tabelada hatırlatır. Hatırlatma, geç kalmaktır.

Rehber burada durur. Semt. Saat. Kapı. Yol payı. Pin ve sokak tarifi son mesaja kalır. Erken giderse iz bırakır. İz bırakmadan durmak, vaat değil. Okuma. Okunan kart, gidişi ve dönüşü taşıyorsa konuşun. Taşımıyorsa kapatın. Kapatınca vitrin incelir. İnce vitrin, dar dilimin kaldığı yerdir. Dilim kısa, yol uzun. İkisini aynı satıra yazmayan kart, sizi unutulmuş dönüşe götürür. Götüren kartı ciddiye almayın. Ciddiye alınan boşluk, tabelayı görünce hatırlanan paydır. Payı baştan koyun. Koymayan plan, yarım yoldur. Yarım yol, rehber değildir.